
İklim Masası tarafından düzenlenen ‘‘COP31’e doğru: Türkiye’den ve zirveden neler bekleniyor?’’ başlıklı basın toplantısında 9-20 Kasım tarihlerinde, Türkiye başkanlığında Antalya’da gerçekleşecek iklim zirvesinden beklenenler, iklim diplomasisi ve Türkiye’nin iklim politikaları katılımcılarla paylaşıldı.
Toplantıda öne çıkan başlıklar:
*COP31 kritik bir dönemde düzenleniyor. Bir buçuk derece eşiğinin aşılması, ABD’nin iklim rejiminden çekilmesi, devam eden savaşlar ve petrol krizi ile ‘‘uygulama COP’u’’ iddiası, Antalya’daki zirvenin önemini artırıyor.
*Adil geçiş mekanizması kurulması beklentisinin yanı sıra finansman, azaltım, uyum ve ticaret başlıkları öne çıkacak. Özellikle iklim finansmanı konusu, müzakereleri tıkama riski olan başlıca alanlardan biri.
*Mitigasyon Çalışma Programı’nın geleceği COP31’de belirlenecek. Bir buçuk derece hedefinin ve azaltım politikalarının müzakere süreci içinde ele alınabildiği bu programın devamlılığı, küresel azaltım çabalarında ivme sağlanabilmesi için kritik önem taşıyor.
*ABD iklim rejiminden yalnızca çekilmiyor; ‘‘aktif olarak uluslararası işbirliğinin altını oymaya çalışıyor.’’ ABD’nin yokluğunun yarattığı güç boşluğu ise henüz doldurulmuş değil: Çin liderlik rolü üstlenmezken, AB’nin etkisi de yapısal olarak zayıflamış durumda.
*Bu tablo, Türkiye gibi ‘‘orta güçler’’ için yeni bir alan açıyor. Türkiye’nin uluslararası etkisini artırabilmesi için koalisyonlarda sürükleyici bir rol üstlenmesi ve güvenilir bir aktör olarak kredibilite kazanması gerekiyor.
*Türkiye’nin COP31 başkanlığı için öne çıkardığı iki hedef, elektrifikasyon ve ‘‘Uygulama Köprüsü’’. Ankara, elektrifikasyon hedefinin kabul görmesini ve Uygulama Köprüsü’nün kurulup kalıcı hâle gelmesini amaçlıyor.
*COP31’in başarısı açısından en kritik sorulardan biri, fosil yakıtlardan uzaklaşma gündeminin nasıl ele alınacağı. Türkiye’nin bu süreci ne ölçüde sahipleneceği henüz belirsiz. Uzmanlara göre, fosil yakıtlardan uzaklaşmanın gündeme alınmadığı bir COP’un uluslararası toplum nezdinde başarılı kabul edilmesi mümkün değil.
*İddialı bir COP başkanlığının, Türkiye’nin kendi iklim politikalarına da yansıması gerekiyor. Kömürden çıkış, yeni kömür santrali yapmama taahhüdü, Ulusal Katkı Beyanı’nın güçlendirilmesi ve Küresel Metan Taahhüdü’nün imzalanması, Türkiye’nin güvenilirliğini artırabilecek adımlar arasında.
Basın toplantısı ile ilgili tüm detaylar için: https://iklimmasasi.com/cop31e-dogru-turkiyeden-ve-zirveden-neler-bekleniyor-2/
Copyright © Ankara Etkinlik 2016. All rights reserved.